<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>En Yakın ve En Güvenilir Sırdaşınız. ...:::&quot;www.sanalpsikologum.com&quot;:::.. için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://sanalpsikologum.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sanalpsikologum.com</link>
	<description>En Yakın ve En Güvenilir Sırdaşınız</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Feb 2010 03:13:33 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Ziyaretci Defteri yazısına yerel haber tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanalpsikologum.com/ziyaretci-defteri/comment-page-1/#comment-143</link>
		<dc:creator>yerel haber</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 03:13:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanalpsikologum.com/guestbook/#comment-143</guid>
		<description>Site ve Tasarim Guzel Olmus ellerinize saglik emegi gecen herkese teskkur ederiz</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Site ve Tasarim Guzel Olmus ellerinize saglik emegi gecen herkese teskkur ederiz</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ziyaretci Defteri yazısına Editor tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanalpsikologum.com/ziyaretci-defteri/comment-page-1/#comment-142</link>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 18:46:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanalpsikologum.com/guestbook/#comment-142</guid>
		<description>Siteniz hayırlı olsun</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Siteniz hayırlı olsun</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Müziğin Bebek Gelişiminde Yararları yazısına Kerem Saygin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanalpsikologum.com/2010/01/muzigin-bebek-gelisiminde-yararlari/comment-page-1/#comment-141</link>
		<dc:creator>Kerem Saygin</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 20:06:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanalpsikologum.com/?p=55#comment-141</guid>
		<description>Tasarim ve icerik olarak guzel bir sayfa, tebrikler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tasarim ve icerik olarak guzel bir sayfa, tebrikler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Psikolog Dincer YENIYLDIZ yazısına Elif tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://sanalpsikologum.com/kadromuz/psikolog-dincer-yeniyldiz/comment-page-1/#comment-55</link>
		<dc:creator>Elif</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 01:15:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://sanalpsikologum.com/?page_id=12#comment-55</guid>
		<description>İyi günler,
Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum, bu tarz bir iletişimin güvenli olup olmadığını dahil kestiremiyorum ama kafam çok karışık, işin içinden bir türlü çıkamıyorum ve gecenin 3&#039;ünde belki bir ışık yanar diye bu yazıyı size yolluyorum. 24 yaşındayım. İstanbul&#039;da tek çocuk olarak yetiştim, ailemin tahsili oldukça iyi. İyi bir liseden mezunum. Tek çocuk olmam yoğun ailemin yoğun ilgisine sebep oldu. Hep yurtdışı hayalleri kurduğumdan Ankara ve akabinde yurtdışında okuyabileceğim sosyal bir bölümde üniversite tercihinde bulundum. Suny programı olduğundan bir sene yurtiçi bir sene yurtdışı dönüşümlü bir programa dahildim. Üniversite seçimleri sırasında resim yeteneğim olduğundan yetenek sınavlarında da başarı gösterdim fakat tercih etmedim. Hayalim hep psikiyatr olmaktı ancak tıp fakültesini kazanamak için de hiç çabam olmadı. Bu sebeple, daha fazla ilgimi çeken bahsettiğim sosyal bölümü tercih ettim. Ancak yurtdışında bazı problemlerim ve talihsizlikler yüzünden okulu dondurmak durumunda kaldım. 2. dönem apar topar ülkeme döndüm. Ailem yanlarında olmamı istedikleri için tekrardan üniversite sınavına hazırlanmam konusunda ricada bulundular. Okula dönmekle yeni bir okula başlamak arasında gelip giden 1 yıldan sonra, hiçbir çaba sarfetmeden üniversite sınav sonucunda biyomedikal mühendisliğini kazandım. Eski okulumla kurduğum bağlantılar sonucu çok yıprandım ve yeni bir sayfa açmak isteyerek bu bölüme başladım. Ancak, 4 yıllık aradan sonra sayısal dersler ağır gelmekle birlikte sadece hala hastanede çalışma özlemiyle bu bölümü seçmemin benim için ne kadar sağlıklı olduğunu kestiremiyorum. Sosyalleşme konusunda büyük sorunlarım var, bölümdekilerin yaşlarının küçük oluşu, üniversiteye ilk kez başlamanın verdiği ilk heyecanları beni cezbetmek yerine sinirlendiriyor. Belki de ben de aynı heyecanlarla başlayıp hayal kırıklığına uğradığım için. Ücretli okuyorum ve 24 yaşında hala okul için bunca para döken aileme karşı ne kadar sorumsuz davrandığımı bilmek beni inanılmaz bir suçluluk duygusuna itiyor. Hiç ilgimi çekmeyen ve anlamadığım konulardan dersler almak durumundayım, fakat aklımı kurcalayan asıl soru, ben gerçekten doğru bir şey mi yapıyorum yoksa olayların beni getirdiği noktaları kabullenmeye mi çalışıyorum. Bu dünyaya şimdiye kadar hiç ama hiç katkım olmadığını bilmek, liseden arkadaşlarımın lisansüstü eğitimlerine başlamaları, eski üniversiteden arkadaşlarımın mezun olacak olmaları, başladığım okulda neredeyse kimseyle konuşmamam (ki lisede ve üniversitede insanlarla tanışmak ve konuşmaktan çok fazla keyif alırdım), okuldan hep tek başıma koşarcasına eve gelmek, hala okumam gereken seneler olduğunu bilmek, ailemin bütün desteğine rağmen neredeyse tüm derslerimden kalmak gece yastığa kafamı koyduğumda uyuyamama ve gün içinde isteksiz ve huzursuz olmama sebep olan sebeplerin bir kısmı. Şimdi yeniden üniversite sınavına girmeyi düşünüyorum, tek güvendiğim ingilizcemle belki başarılı olabileceğim bir okul tercih ederim en azından devlet okulu olur diye düşünüyorum, düşünüyorum ama yine her başladığım şey gibi bu üniversiteyi de bırakacak olmak beni deli ediyor. Başımı daha geriye çevirip ben ne olmak isterdim diye soruyorum, çocuk aklıyla söylenmiş doktorluk dışında aklıma hiçbir şey gelmiyor. Beş yıl sonrasını düşünüyorum, yine önümü asla göremiyorum. Beni neyin mutlu ettiğini dahi bilmiyorum. Asalak gibi hissetmekten, kimseye bir şey katamamaktan dolayı sıkıntılıyım. Gönüllü işleri de düşündüm, kalkıp hiçbirini de yapmadım. Cidden aklım karmakarışık, ne yapacağımı, ne yapmam gerektiğini asla kestiremiyorum. Bir ışık bekliyorum sadece.
Bir tavsiyeniz olursa çok minnettar olurum, hayatımın keşkelerle akıp gitmesini istemiyorum artık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İyi günler,<br />
Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum, bu tarz bir iletişimin güvenli olup olmadığını dahil kestiremiyorum ama kafam çok karışık, işin içinden bir türlü çıkamıyorum ve gecenin 3&#8242;ünde belki bir ışık yanar diye bu yazıyı size yolluyorum. 24 yaşındayım. İstanbul&#8217;da tek çocuk olarak yetiştim, ailemin tahsili oldukça iyi. İyi bir liseden mezunum. Tek çocuk olmam yoğun ailemin yoğun ilgisine sebep oldu. Hep yurtdışı hayalleri kurduğumdan Ankara ve akabinde yurtdışında okuyabileceğim sosyal bir bölümde üniversite tercihinde bulundum. Suny programı olduğundan bir sene yurtiçi bir sene yurtdışı dönüşümlü bir programa dahildim. Üniversite seçimleri sırasında resim yeteneğim olduğundan yetenek sınavlarında da başarı gösterdim fakat tercih etmedim. Hayalim hep psikiyatr olmaktı ancak tıp fakültesini kazanamak için de hiç çabam olmadı. Bu sebeple, daha fazla ilgimi çeken bahsettiğim sosyal bölümü tercih ettim. Ancak yurtdışında bazı problemlerim ve talihsizlikler yüzünden okulu dondurmak durumunda kaldım. 2. dönem apar topar ülkeme döndüm. Ailem yanlarında olmamı istedikleri için tekrardan üniversite sınavına hazırlanmam konusunda ricada bulundular. Okula dönmekle yeni bir okula başlamak arasında gelip giden 1 yıldan sonra, hiçbir çaba sarfetmeden üniversite sınav sonucunda biyomedikal mühendisliğini kazandım. Eski okulumla kurduğum bağlantılar sonucu çok yıprandım ve yeni bir sayfa açmak isteyerek bu bölüme başladım. Ancak, 4 yıllık aradan sonra sayısal dersler ağır gelmekle birlikte sadece hala hastanede çalışma özlemiyle bu bölümü seçmemin benim için ne kadar sağlıklı olduğunu kestiremiyorum. Sosyalleşme konusunda büyük sorunlarım var, bölümdekilerin yaşlarının küçük oluşu, üniversiteye ilk kez başlamanın verdiği ilk heyecanları beni cezbetmek yerine sinirlendiriyor. Belki de ben de aynı heyecanlarla başlayıp hayal kırıklığına uğradığım için. Ücretli okuyorum ve 24 yaşında hala okul için bunca para döken aileme karşı ne kadar sorumsuz davrandığımı bilmek beni inanılmaz bir suçluluk duygusuna itiyor. Hiç ilgimi çekmeyen ve anlamadığım konulardan dersler almak durumundayım, fakat aklımı kurcalayan asıl soru, ben gerçekten doğru bir şey mi yapıyorum yoksa olayların beni getirdiği noktaları kabullenmeye mi çalışıyorum. Bu dünyaya şimdiye kadar hiç ama hiç katkım olmadığını bilmek, liseden arkadaşlarımın lisansüstü eğitimlerine başlamaları, eski üniversiteden arkadaşlarımın mezun olacak olmaları, başladığım okulda neredeyse kimseyle konuşmamam (ki lisede ve üniversitede insanlarla tanışmak ve konuşmaktan çok fazla keyif alırdım), okuldan hep tek başıma koşarcasına eve gelmek, hala okumam gereken seneler olduğunu bilmek, ailemin bütün desteğine rağmen neredeyse tüm derslerimden kalmak gece yastığa kafamı koyduğumda uyuyamama ve gün içinde isteksiz ve huzursuz olmama sebep olan sebeplerin bir kısmı. Şimdi yeniden üniversite sınavına girmeyi düşünüyorum, tek güvendiğim ingilizcemle belki başarılı olabileceğim bir okul tercih ederim en azından devlet okulu olur diye düşünüyorum, düşünüyorum ama yine her başladığım şey gibi bu üniversiteyi de bırakacak olmak beni deli ediyor. Başımı daha geriye çevirip ben ne olmak isterdim diye soruyorum, çocuk aklıyla söylenmiş doktorluk dışında aklıma hiçbir şey gelmiyor. Beş yıl sonrasını düşünüyorum, yine önümü asla göremiyorum. Beni neyin mutlu ettiğini dahi bilmiyorum. Asalak gibi hissetmekten, kimseye bir şey katamamaktan dolayı sıkıntılıyım. Gönüllü işleri de düşündüm, kalkıp hiçbirini de yapmadım. Cidden aklım karmakarışık, ne yapacağımı, ne yapmam gerektiğini asla kestiremiyorum. Bir ışık bekliyorum sadece.<br />
Bir tavsiyeniz olursa çok minnettar olurum, hayatımın keşkelerle akıp gitmesini istemiyorum artık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
